Çocuk Nedir?

Çocuk ,küçük bir insandır.
Sadece bir süreliğine küçüktür, ardından büyür.
Farkına bile varmadan gelişir.
Boyu, yavaş yavaş ve sessizce uzar.
Hiçbir çocuk, sonsuza kadar çocuk kalmaz.
Günün birinde bir bakarsınız ki değişivermiş.
Beatrice Alemagna
Çocuk, küçük bir yetişkin değildir. Çoğu zaman böyle düşünmek kolayımıza gelir; ondan
sabırlı olmasını, mantıklı davranmasını, kendini kontrol etmesini bekleriz. Oysa çocuk,
gelişiminin çok erken bir aşamasında olan, kendine özgü ihtiyaçları bulunan bir bireydir. Tek
başına hayatını sürdüremez, bakım verene ihtiyaç duyar ve dünyayı ancak ilişki içinde
öğrenir.
Bir çocuğun dünyası oyundur. Oyun onun dili, kendini ifade etme biçimi ve öğrenme alanıdır.
Sabırsız olabilir, duyguları yoğun yaşayabilir, anlık tepkiler verebilir. Hata yapar, dener, yanılır
ve yeniden dener. Çünkü henüz kendini düzenleme becerileri gelişmemiştir. Bu yüzden
çocukluk, kontrol edilmesi gereken bir dönem değil; eşlik edilmesi gereken bir süreçtir.
Çocukların en temel ihtiyacı sevilmektir. Ama bu sevgi, çoğu zaman düşündüğümüz gibi “iyi
davrandığında” verilen bir ödül olmamalıdır. Çocuk, çocuk olduğu haliyle sevilmek ister.
Gürültü yaptığında, ağladığında, itiraz ettiğinde de… Yani çocuk olmaktan vazgeçmeden
sevilmek ister. Aynı zamanda bu sevginin içinde güven duymayı, öğrenmeyi ve yön bulmayı
da bekler.
Henüz küçük olması, onun dünyasının küçük olduğu anlamına gelmez. Bazen bir oyunun
ortasında kurduğu bir cümle, bazen “istemiyorum” dediği bir an, bazen de sessizce köşeye
çekildiği bir zaman… Bunların her biri bize bir şey anlatır. Çocuklar sadece yönlendirilmek
değil, anlaşılmak ister. Çünkü onların dünyası oyunla kurulur, hayalle genişler ve duygularla
şekillenir.
Bu noktada yetişkinin rolü çok kritiktir. Bir çocuğa eşlik etmek; onun yerine karar vermek
değil, karar süreçlerinde ona alan açabilmektir. Onu tamamen serbest bırakmak da değildir.
Asıl mesele, sınırlar içinde çocuğun söz hakkı olduğunu hissettirebilmektir. Çünkü sağlıklı
gelişim, ne katı kontrolle ne de sınırsız özgürlükle olur. Sağlıklı gelişim, güvenli sınırlar içinde
kurulan ilişkiyle mümkündür.
Unutulmaması gereken en önemli şey şudur: Çocuklar küçüktür, ama dünyaları büyüktür. Ve
o dünyada bir yetişkin olarak bizim görevimiz, onları yönetmek değil; anlamak, rehberlik
etmek ve onlara eşlik edebilmektir.