Sınava günler kala birçok öğrenci benzer şeyler yaşamaya başlar:
“Çalışıyorum ama netlerim düştü.”
“Eskiden yapabildiğim soruları kaçırıyorum.”
“Kendimi eskisi kadar iyi hissetmiyorum.”
Öncelikle şunu bilmek gerekiyor:
Bu durum her zaman bilgi eksikliği anlamına gelmez. Sınav yaklaştıkça heyecan ve kaygı düzeyi doğal olarak artabilir. Hatta belli bir düzeyde heyecan performans için faydalıdır; çünkü bizi motive eder, odaklanmamızı sağlar ve harekete geçirir. Ancak heyecan yerini yoğun stres ve kaygıya bıraktığında durum değişebilir. Zihin sürekli sonucu düşünmeye başladığında dikkat azalabilir, hatalar artabilir ve öğrenciler bildikleri soruları bile yanlış yapabilirler. Bu nedenle son günlerde yaşanan performans dalgalanmaları çoğu zaman normaldir. Eğer öğrenci bu süreç boyunca elinden geleni yaptıysa, düzenli çalıştıysa, eksiklerini tamamlamaya çalıştıysa ve sınava hazırlanmak için çaba gösterdiyse; artık ihtiyacı olan şey bazen biraz daha fazla test çözmek değil, biraz nefes alabilmektir.
EBEVEYNLERE BİRKAÇ ÖNEMLİ HATIRLATMA
Sınav döneminde çocukların en çok ihtiyaç duyduğu şeylerden biri güven veren bir aile ortamıdır.
Bu dönemde;
- Sürekli deneme sonuçlarını konuşmak,
- Eksik konulara odaklanmak,
- Başkalarıyla kıyaslamak,
- “Bu kadar emek boşa gitmesin.”,
- “Bizi mahcup etme.”,
- “Hayatını belirleyecek sınav bu.” gibi ifadeler kaygıyı artırabilir.
Bunun yerine;
- Düzenli çalışmasını fark etmek,
- Disiplinini korumasını takdir etmek,
- Yorulduğu halde devam etmesini görmek,
- Sonuçtan çok çabayı vurgulamak, öğrencinin psikolojik dayanıklılığını güçlendirir.
Çocuklar sadece başarılarının değil, çabalarının da görüldüğünü hissetmeye ihtiyaç duyarlar.
Sınav öncesinde evde sürekli sınav konuşmak yerine, normal hayatın devam ettiğini hissettiren bir atmosfer oluşturmak önemlidir. Birlikte yemek yemek, yürüyüş yapmak, gündelik konulardan sohbet etmek ve çocuğun kendini güvende hissetmesini sağlamak kaygıyı azaltabilir.
Sınav Haftasında Ebeveynlerin En Sık Yaptığı 5 Hata
- Sürekli Sınavı Konuşmak
“Bugün kaç net yaptın?”
“Eksik konular bitti mi?”
“Bu deneme neden düşük geldi?”
İyi niyetle sorulsa bile bu sorular öğrencinin zihninde zaten sürekli dönen düşünceleri tekrar harekete geçirir. Sınav haftasında çocukların bazen sınavdan değil, sınav hakkında sürekli konuşmaktan yorulabileceğini unutmamak gerekir.
- Kendi Kaygısını Çocuğa Yansıtmak
Bazı ebeveynler kaygılandıklarında daha çok kontrol etmeye başlar. Sürekli ders çalışıp çalışmadığını takip etmek, sık sık odasına girmek veya çalışma programını denetlemek çocukta şu hissi oluşturabilir: “Galiba işler yolunda gitmiyor.”
Oysa bu dönemde çocuğun en çok ihtiyaç duyduğu şey denetlenmek değil, yanında güven veren bir yetişkinin olduğunu hissetmektir.
- Son Dakika Akademik Müdahaleleri Yapmak
“Şu konuyu da bitir.”
“Bu soru tipine de bak.”
“Bir deneme daha çöz.”
Son hafta genellikle yeni öğrenmelerden çok mevcut performansı koruma dönemidir. Bu nedenle panikle yapılan son dakika yüklemeleri öğrencinin zihinsel yorgunluğunu artırabilir.
- Sonucu Çabadan Daha Çok Konuşmak
Öğrenciler çoğu zaman sınav sonucundan önce ailelerinin tepkisinden korkarlar.
Bu nedenle;
“İnşallah istediğin sonucu alırsın.” demek yerine,
“Bu süreç boyunca gösterdiğin emekle gurur duyuyorum.” demek çok daha koruyucu olabilir.
Çünkü çocuk sonucunu değil, emeğinin görülmesini kontrol edebilir.
- Evi Olağanüstü Hal Bölgesine Çevirmek
Bazı ailelerde sınav yaklaştıkça evde herkes nefesini tutar. Televizyon kapanır, sohbetler azalır, herkes gerginleşir ve ev adeta sınav merkezine dönüşür. Oysa öğrencilerin ihtiyacı olan şeylerden biri de hayatın normal şekilde devam ettiğini hissedebilmektir. Birlikte içilen bir çay, yapılan kısa bir yürüyüş veya gündelik bir sohbet bazen kaygıyı azaltmak için onlarca nasihatten daha etkili olabilir.
SON HAFTADA DERS DEĞİL, SİNİR SİSTEMİ KAZANIR
Sınav günü beynimizin en iyi performansı gösterebilmesi için sinir sistemimizin de dengede olması gerekir. Bu nedenle son hafta yalnızca akademik hazırlık değil, fiziksel ve psikolojik hazırlık da önemlidir.
Uyku Düzeni
Son hafta yeni bir uyku düzeni oluşturmaya çalışmak yerine mevcut düzeni korumak daha faydalıdır. Özellikle sınava yakın günlerde geç saatlere kadar ders çalışmak çoğu zaman faydadan çok zarar getirebilir.
Düzenli ve yeterli uyku;
- Dikkati,
- Öğrenilen bilgilerin hatırlanmasını,
- Problem çözme becerisini, destekler.
Sınav sabahı kalkılacak saate uygun şekilde uyku düzeninin birkaç gün önceden ayarlanması faydalı olacaktır.
Beslenme
Son günlerde ağır, düzensiz veya alışılmadık beslenme biçimlerinden kaçınılması faydalıdır. Öğrencinin kendisini iyi hissettiren, alışık olduğu ve enerji veren beslenme düzenini sürdürmesi yeterlidir. Bu dönem yeni diyetler deneme zamanı değildir. Sınav sabahında da daha önce tüketilmemiş yiyeceklerin tercih edilmemesi önerilir.
Hareket Etmek
Kaygı sadece zihinde yaşanmaz; beden de kaygıya tepki verir. Bu nedenle kısa yürüyüşler yapmak, hafif egzersizler yapmak veya açık havada vakit geçirmek stres hormonlarının azalmasına yardımcı olabilir. Bazen 20 dakikalık bir yürüyüş, saatlerce masa başında oturmaktan daha işlevsel olabilir.
Telefon ve Ekran Kullanımı
Ekran kullanımını özellikle uyku saatlerine yakın zamanlarda önermiyoruz. Araştırmalar ekran ışığının uyku kalitesini olumsuz etkileyebildiğini göstermektedir. Bu nedenle sınava yaklaşılan günlerde ekran süresinin azaltılması faydalı olabilir. Ancak bunu zorla ve çatışmayla yapmak yerine gençle iş birliği içinde planlamak daha sağlıklıdır.
Telefon tamamen yasaklanmak zorunda değildir. Ancak;
- Süreye dikkat edilmeli,
- İçerik kontrol edilmeli,
- Uykuyu etkilememeli,
- Kaygıyı artıran içeriklerden uzak durulmalıdır.
Unutulmamalıdır ki telefon her zaman rahatlatan bir araç değildir. Bu dönemde aileyle geçirilen zaman, kısa yürüyüşler, sohbet etmek veya birlikte yapılan basit aktiviteler çoğu zaman daha düzenleyici olabilir.
Sınav Merkezini Önceden Görmek
Belirsizlik kaygıyı artırır. Bu nedenle mümkünse sınavdan önce;
- Okulun yerini görmek,
- Ulaşım planını yapmak,
- Binayı tanımak,
- Sınıfın bulunduğu katı öğrenmek, öğrencinin zihnindeki soru işaretlerini azaltabilir. Sınav sabahını ilk kez yaşanan bir deneyim olmaktan çıkarmak kaygıyı önemli ölçüde azaltabilir.
Bu hafta artık bilgiyi artırma haftası değil; emekle oluşturulan birikimi koruma haftasıdır. Bu sınav önemli olabilir. Ancak bir öğrencinin değeri, kişiliği, potansiyeli ve geleceği yalnızca birkaç saatlik bir performansla ölçülemez. Bugüne kadar gösterilen emek, kurulan disiplin ve vazgeçmeden sürdürülen çaba zaten başlı başına kıymetlidir.
Şimdi yapılması gereken şey; son eksikleri panikle tamamlamaya çalışmak değil, eldeki bilgiyi en iyi şekilde kullanabilecek kadar sakin ve dengede kalabilmektir. Öğrencinin görevi elinden geleni yapmaksa, ebeveynin görevi de o çabanın üzerinde gereksiz baskı oluşturmadan yanında durabilmektir.
Çünkü bazen sınava hazırlanmanın en önemli parçası biraz daha fazla çalışmak değil, biraz daha sakin kalabilmektir. Sınava bilgiyle gireceksiniz. Ama o bilgiyi kullanabilmek için yanında sakinliğini de götürmeniz gerekiyor.

