Eğitim öğretim yılının 20 Haziran itibariyle sonlanması ile tüm öğrenciler için yaz tatili başladı Okul döneminde gününün büyük çoğunluğu okulda geçen çocukların anne ve babaları için yaz dönemi, günü planlama açısından karmaşık hale gelebilmektedir.
Tatil dönemi yalnızca dinlenmek için değil eğlenme, gelişim ve ebeveyn ile çocuk arasındaki bağı güçlendirmek için de kıymetli bir fırsattır. Ancak tatil, tamamen boş kalınan ve hiçbir şey yapılmayan bir zaman dilimi olarak düşünülmemelidir. Gerçek anlamda dinlendirici bir tatil, bireyin günlük rutininden uzaklaştığı; yeni şeyler denediği, keyif aldığı aktivitelere zaman ayırdığı, zihnini ve bedenini dengelediği zamanlarda mümkün olur. Ancak bu dönemde ekran süreleri hızla artabilir; dijital oyunlar, videolar ve sosyal medya içerikleri çocukların zamanının büyük kısmını kaplayabilir. Çocukların da bu süreci sadece uyuyarak ya da ekran başında geçirerek değerlendirmesi, gelişimleri açısından yetersiz ve tek yönlü olabilir.
Bu nedenle tatilin amacı yalnızca fiziksel dinlenme değil; çocuğun sosyal, zihinsel ve duygusal olarak da beslenmesi olmalıdır. Bu da ancak zamanın verimli planlandığı, dijitalin kontrollü kullanıldığı ve aile içi ilişkinin güçlendiği bir tatil anlayışıyla mümkündür.
Peki çocuklar yaz tatilinde dijitalle nasıl bir denge kurmalı? Ebeveynler bu süreci nasıl daha sağlıklı yönetebilir?
- Dijitali Yasaklamayın, Yönetilebilir Hale Getirin
Tamamen yasaklamak genellikle ters teper. Bunun yerine birlikte ekran süresi belirlemek, hangi içeriklerin ne kadar izleneceği konusunda kurallar oluşturmak daha işlevseldir.
Örneğin: Günlük ekran süresini yaşa göre sınırlandırın (örneğin 6-12 yaş için 1-2 saat).
- Dijital Zamanı Birlikte Paylaşılan Zamana Dönüştürün
Tek başına geçirilen dijital zaman yerine birlikte oynanabilecek oyunlar, birlikte izlenen filmler önerin. Bu hem içerik takibini kolaylaştırır hem de duygusal bağ kurma fırsatıdır.
Örneğin: Haftada 1-2 gün “aile filmi gecesi” yapabilirsiniz.
- Dijitalde Geçireceği Vakte Eğitici Alternatifler Üretin
. Çocuklar ekran başındayken sadece video izlemek yerine bir şeyler üretmeye de teşvik edilmeli. Bu hem onları geliştirir hem de ekranla daha faydalı bir bağ kurmalarını sağlar.
Örneğin;
- Kendi küçük hikâyelerini yazabilir,
- Telefonla minik videolar çekebilir,
- Eğlenceli ama öğretici oyunlarla yeni şeyler öğrenebilir,
- Eğitsel uygulamalarla öğrenebilir.
Yani ekran sadece seyretmek için değil, öğrenmek ve yaratıcılığını kullanmak için de bir araç olabilir.
- Dijital Dışında Alternatifler Sunun
Dış dünyada yaşanan deneyimler ekranların çekiciliğini dengeleyebilir. Doğa yürüyüşü, akran oyunları, kitap kulübü gibi etkinlikler çocukların dijital dışı dünyayla bağını güçlendirir.
Örneğin: Her gün en az 1-2 saat açık havada oyun veya fiziksel etkinlik hedeflenebilir.
- Süreci Konuşun, Görüşlerini Alın
Çocuğunuzla ekran başında ne kadar vakit geçirdiğini ve neler izlediğini konuşun. Onu yargılamadan dinleyin, neleri sevdiğini ve neden sevdiğini anlamaya çalışın.
Bu şekilde yaklaşmak, aranızdaki güveni güçlendirir ve kuralları birlikte koymayı kolaylaştırır. Mesela şöyle sorular işe yarayabilir: “Bugün izlediğin şey seni nasıl hissettirdi?”, “Bu oyunu bu kadar sevmene ne sebep oluyor sence?” Bu tür sorular, çocuğun duygularını ifade etmesini sağlar, sadece izlemekle kalmaz, düşünmesini de destekler.
Tatiller sadece dinlenmek için değil, çocuklarımızla güzel anılar biriktirmek, onları tanımak ve birlikte kaliteli zaman geçirmek için de bir fırsattır.
Ekranlar hayatımızda olacak, evet… Ama nasıl kullanıldığı, ne kadar ve ne amaçla kullanıldığı çok önemli. Yasaklamadan, koparmadan ama kontrolü kaybetmeden bir denge kurmak mümkün. Amaç dijitali tamamen hayatın dışına itmek değil; çocuğun dijitalle olan ilişkisini bilinçli, kontrollü ve sağlıklı bir hale getirmektir.
Biz ISMER Aile Danışma Merkezi olarak, çocuğunuzun dijitalle sağlıklı bir ilişki kurmasına, tatili verimli geçirmesine ve aile içi iletişimin güçlenmesine destek olmak için buradayız.

