Bugün başlamayı düşündüğün o şey neydi? Belki bir iş maili, belki bir kitap, belki de sadece dolabı düzenlemek… Ama bir şekilde “şu an değil” dedin, öteledin, erteledin. Ve muhtemelen bir yorgunluk, suçluluk veya tatminsizlik hissi peşine eklendi. Tanıdık geldi mi? Erteleme, çoğu zaman tembellikten değil, duygusal ve zihinsel bir yükle başa çıkma şeklimizden kaynaklanır. Neden […]
Kategori Arşivleri: YETİŞKİN BİRİMİ
Kimlik kavramı günlük konuşmalarda, metinlerde karşımıza çokça çıkan fakat anlamı net anlaşılamayan bir kavramdır. Kimlik en geniş anlamıyla, bireyin tüm özelliklerini kapsar; hem kişinin kendisini nasıl gördüğü, hem de toplum tarafından nasıl görüldüğü, kimlik kavramıyla ilgili konulardır. Bireysel benlik ve toplumsal benlik olmak üzere iki düzeyde ele alınan bir kavramdır. Sadece bir isim ya da […]
Haberler hayatımızda düşündüğümüzden çok daha büyük bir role sahip. Onlar sadece “bilgi” aktarmıyor; aynı zamanda duygularımızı, düşüncelerimizi ve davranışlarımızı da şekillendiriyor. En temel işlevi yaşadığımız alandan yani ülkede, dünyada olup bitenlerden haberdar etmektir. (politika, ekonomi, adalet/yargı, sağlık, çevre, kültür ve toplum ile ilgili gelişmeler) Bunlar da kararlarımızı doğrudan etkilerler. Sağlık haberleri yaşam tarzımızı değiştirebilir, ekonomik […]
FOMO nedir? Dijital teknoloji, internet ve sosyal medya günlük yaşantımızın vazgeçilmez bir parçası haline geldi. Artık sadece arkadaşlarımızla iletişim kurmakla kalmıyor, aynı zamanda başkalarının hayatlarını da her an takip edebiliyoruz. Bu erişilebilirlik, bilgi ve görüntü akışını kolaylaştırırken; farkında olmadan kendimizi sürekli bir “yetişme” çabası, “gerçekçi olmayan” beklentiler içinde bulmamıza da neden oluyor. Sosyal medya çoğu […]
Yıllar boyunca çocuk gelişimi denildiğinde akla önce “anne” geldi. İlk bağlanma, bakım verme, duygusal güven… Elbette annenin rolü tartışılmaz. Ancak bu denklemin eksik tarafı çoğu zaman baba oldu. Oysa ki çocukların sağlıklı gelişimi için anneleri kadar babalarıyla da iletişim ve etkileşim halinde olmaları gerekir. Baba, yalnızca bir “yardımcı figür” değil; çocuğun ruhsal, sosyal ve duygusal […]
Bayramlar, çocukluk hafızasının en renkli, en kalıcı parçalarındandır. Hele ki bayram sabahları… Yeni kıyafetler, kalabalık sofralar, harçlıklar, gelen-giden misafirler… Ama Kurban Bayramı, çocukların zihninde biraz daha karmaşık bir yer kaplar. Çünkü bu bayramda, neşenin ve paylaşımın yanında anlamaya çalıştıkları, hatta bazen korktukları bir başka gerçek de vardır: kurban kesimi. Küçük bir çocuk için kurban kesimi, […]
Havalar güzelleşti. Güneş yüzünü daha cömertçe gösteriyor, insanlar evlerden çimlere, sokaklara, kafelere doğru geçiş yapıyor. Evlerdeyse bir temizlik, düzenleme telaşı devam eder durumda. Dolaplar açılıyor, raflar siliniyor, fazlalıklar ayıklanıyor. Her şey daha sade, daha ferah, mevsime uygun hale getirilmeye çalışılıyor. Peki ya zihnimiz? Orada birikenleri en son ne zaman fark ettik? Yaşamımızın, ruhumuzun mevsimine göre […]
Özgüven, bir çocuğun hayata karşı duruşunu belirleyen en temel duygulardan biridir. En basit tanımıyla çocuğun kendi beceri ve yeteneklerine güvenmesi, kendine karşı olumlu hisler beslemesidir. Kendine inanan bir çocuk, zorluklarla karşılaştığında pes etmez, yeni şeyler denemekten korkmaz ve sosyal ilişkilerde daha rahat olur. Her anne-baba da tam olarak böyle bir çocuk yetiştirmek ister. Ancak bazen iyi […]
Bir kuş, yavrusunu kanatlarıyla örterken… Bir aslan, avladığı eti ilk yavrularına sunarken… Bir geyik, ormanın ortasında gözleriyle “güvendesin” derken… Bir kadın, gecenin bir yarısı uyanıp sessizce beşiği kontrol ederken… Hepsinde aynı güdü var: Koruma, besleme, bağ kurma, sevme. Annelik sadece doğurmak değil; annelik bir güdü, bir sorumluluk ve sevginin davranışa dönüşmüş halidir. Bazen kendinden önce […]
Birçoğumuzun içini kemiren, adını koymadan yaşadığı ama geceleri uykusunu kaçıran o duygu: gelecek kaygısı. Geleceği yani belirsizliği ve muğlak olanı merak etme. Bir şeylerin iyi gitmeyeceğini, hatta hiçbir şeyin yoluna girmeyeceğini düşünmek. İçimizi dolduran sessiz bir korku. Ve yalnızca bireysel değil, hep birlikte taşıdığımız bir ağırlık bu. Kaygı Nedir? Kaygı, bireyin baskı altında hissettiği endişe […]










