Haberler hayatımızda düşündüğümüzden çok daha büyük bir role sahip. Onlar sadece “bilgi” aktarmıyor; aynı zamanda duygularımızı, düşüncelerimizi ve davranışlarımızı da şekillendiriyor. En temel işlevi yaşadığımız alandan yani ülkede, dünyada olup bitenlerden haberdar etmektir. (politika, ekonomi, adalet/yargı, sağlık, çevre, kültür ve toplum ile ilgili gelişmeler) Bunlar da kararlarımızı doğrudan etkilerler. Sağlık haberleri yaşam tarzımızı değiştirebilir, ekonomik haberler harcama ve yatırım davranışlarımızı etkiler, politik haberler oy verme tercihlerimizi yönlendirebilir.
Haberler olumlu ve olumsuz içerikler taşırlar. Özellikle ‘yoğun’ olumsuz içerikler taşındığında (şiddet, felaket, krizler, hukuksuzluk) bu bizim kaygı düzeyimizi arttırır. Medyanın bunu sunuş şekli de bizim bakış açımızı etkiler. Sürekli olarak olumsuz haberlere maruz kalmak bizlerde “ Dünya kötü bir yer” algısını besler, çocuklar ve ergenler için daha hassas olmak üzere güvenlik algısını zedeleyebilir, umutsuzluk ve çaresizlik duygusu yaratabilir.
Gündem ülkemizde ve tüm dünyada giderek artan krizlerle, felaketlerle ağırlaşıyor. Ekonomik zorluklar, savaşlar, doğal ve beşeri felaketler, ihmaller, cinayetler, şehit haberleri, adalet arayışları… Haberleri her açtığımızda bir yenisi daha ekleniyor. Bu kadar çok olumsuzluğu bir arada görmek, ister istemez herkesin ruh sağlığını zorluyor.
Bilgi edinmek ve bazı konularda farkındalık kazanmak evet önemli. Ancak olumsuz haberlere sürekli maruz kalmak, zihinsel ve duygusal sağlığımız üzerinde ciddi etkiler yaratabilir. Araştırmalar da, olumsuz haberlerin yoğun şekilde tüketilmesinin stres, kaygı ve hatta depresif duygulanımı artırabildiğini gösteriyor.
Peki bu döngüden çıkmak için neler yapabiliriz?
Günlük haber maruziyetini sınırlandırın: Tüm gün haberleri takip etmek yerine, günün sadece belirli bir zamanında haber okumaya zaman ayırın. Sürekli telefona bakıp yeni bir şey olmuş mu diye kontrol etme alışkanlığınızı yavaş yavaş bırakın. Bu, zihninize dinlenme fırsatı tanır ve kaygıyı azaltır.
Kaynaklarda seçici olun: Bilgi kirliliğine kapılmamak için güvenilir, tarafsız ve doğruluğu kanıtlanmış kaynakları tercih edin. Abartılı, doğruluğu şüpheli veya sadece olumsuz olaylara odaklanan içeriklerden uzak durun. Bunun yerine, olumlu gelişmelere ve çözüm odaklı haberlere de yer veren kaynaklara yönelerek zihninizi dengeleyin. Sürekli olumsuz içerik paylaşan hesapları sessize alın.
Duygusal farkındalık geliştirin: Haber okuduktan sonra bedeninizde ve zihninizde neler olup bittiğine dikkat edin. Kalbiniz hızlanıyor mu? Midenizde bir düğüm mü hissediyorsunuz? Öfke, kaygı ya da umutsuzluk gibi duygular yoğunlaşıyorsa, bu size bir sinyal veriyor olabilir. Böyle anlarda kendinize nazikçe bir mola verin, derin bir nefes alın ve dikkatinizi sizi rahatlatacak başka bir aktiviteye yönlendirin.
Pozitif içeriklerle denge kurun: Olumsuz haberlerin yarattığı ağırlığı hafifletmek için, iyi haberlere, umut veren gelişmelere ve ilham verici hikâyelere zaman ayırın. Sizi güçlendiren, ruhunuza iyi gelen kitaplar, belgeseller ya da sosyal medya hesaplarını takip ederek zihninizi olumlu içeriklerle besleyin.
Çocuklara yaşlarına uygun şekilde açıklayın: Onları tamamen habersiz bırakmak yerine, yaşlarına ve gelişim düzeylerine uygun, sade ve doğru bilgileri paylaşın. Ne kadar bilgi vereceğiniz konusunda çocuğun yaşı, merak düzeyi ve duygusal hassasiyeti belirleyici olsun. Karmaşık detaylara ya da korkutucu ifadelere girmekten kaçının; basit, güven verici ve gerçekçi bir dil kullanın.
3-6 yaş: Çok sınırlı bilgi, güvenlik hissi vurgusu (“Bazı yerlerde üzücü şeyler oluyor ama biz güvendeyiz.”)
7-11 yaş: Temel bilgi ve sorularına net yanıt, umut verici bir çerçeve (“Evet zor şeyler oluyor ama birçok insan yardım ediyor, çözüm buluyor.”)
12 yaş ve üstü: Daha detaylı açıklamalar, duygularını ifade etmesi için alan tanıma ve birlikte çözüm yolları konuşma.
Ruh sağlığınıza yatırım yapın: Meditasyon, nefes egzersizleri, doğada yürüyüş, sevdiğiniz bir hobiyle meşgul olmak gibi sizi merkezinize getiren ve zihninizi rahatlatan aktiviteleri günlük rutininize dahil edin. Küçük de olsa her adım, ruh halinizi dengelemeye ve stresle başa çıkmanıza katkı sağlar.
Unutmayın, dünyada olan biteni takip etmek önemli ama ruh sağlığınız da bir o kadar kıymetli. Siz iyi oldukça çevrenize de daha çok katkı sağlayabilirsiniz.

