FOMO nedir?
Dijital teknoloji, internet ve sosyal medya günlük yaşantımızın vazgeçilmez bir parçası haline geldi. Artık sadece arkadaşlarımızla iletişim kurmakla kalmıyor, aynı zamanda başkalarının hayatlarını da her an takip edebiliyoruz. Bu erişilebilirlik, bilgi ve görüntü akışını kolaylaştırırken; farkında olmadan kendimizi sürekli bir “yetişme” çabası, “gerçekçi olmayan” beklentiler içinde bulmamıza da neden oluyor.
Sosyal medya çoğu zaman renkli bir sahneye dönüşür. Denizde çekilmiş fotoğraflar, estetik kahve bardakları, kutlamalar, sürekli eğlenceli aktivite yapma hali, grup halinde eğlenen insanlar… Görünen tüm bu anlar, izleyen kişide farkında olmadan bir sorgulama başlatabilir:
“Herkes mutlu. Ben neden böyle hissetmiyorum?”
Bu düşünce, sanıldığı kadar nadir değil. Aksine günümüzün dijital dünyasında oldukça yaygın ve hatta psikolojide bir adı da var: FOMO – Fear of Missing Out, yani “bir şeyleri kaçırma korkusu.”
Bardağın Hep Boş Tarafına Odaklanma
FOMO kavramı Przybylski ve ark., araştırmalarında, kişinin kendisi dışındakilerin daha tatmin edici, daha keyifli veya daha anlamlı deneyimler yaşadığına dair duyduğu endişe olarak ele alınmıştır. Bu sadece etkinlikleri kaçırmakla sınırlı değildir; bazen başkalarının sahip olduğu ilişkilere, başarıya, görünüme ya da “hayat tarzına” karşı da hissedilebilir.
Zamanla birey kendini kaçırdığı şeyler üzerinden tanımlamaya başlar. O anda yaşadığı güzellikleri değil, başkalarının yaşadığı ama kendi dahil olamadığı şeyleri düşünür.
Ve bardağın hep boş tarafı görünür…
Neden Bu Kadar Yaygın?
Sosyal medya, FOMO’ nun en sık beslendiği alanlardan biridir. İnsanlar orada en mutlu, en güzel, en özel anlarını paylaşır. Ancak çoğu zaman bu “vitrin” in arka planında günlük hayatın sıradanlığı, yalnızlığı, çatışmaları ve yorgunlukları gizlenir. Herman (2019), FOMO’yu “kaçırılan fırsatlara odaklanmak” olarak tanımlar. Kişi o kadar çok alternatif ve içerikle karşı karşıya kalır ki, “en iyisini seçtim mi?” diye sorgulamadan duramaz. Bu da hem tatminsizlik hem de sürekli bir gerilim yaratır.
Psikolojik Etkileri Neler?
FOMO DSM-5 ( Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve İstatistiksel El Kitabı) içinde resmi bir bozukluk olarak yer almamaktadır. Bir hastalık olarak değil psikolojik durum, sendrom olarak ele alınır. Uzun vadede duygusal iyi oluşu zedeleyebilir. Kişinin, başkalarının kendisi dışındayken keyifli ve ödüllendirici deneyimler yaşadığına inanmasıyla ortaya çıkan bir endişe ve huzursuzluk hali şeklinde tanımlanabilir. Araştırmalar, bu korkunun aşağıdaki durumlarla bağlantılı olduğunu göstermektedir:
- Yalnızlık hissi
- Düşük öz-yeterlik ve özgüven
- Kaygı ve dikkat dağınıklığı
- Günlük yaşam aktivitelerinde verim kaybı
- Romantik ilişkilerde tatminsizlik ve sürekli sorgulama
- Sosyal dışlanmışlık hissi
Sosyal medya üzerinden hayatları izlerken kişi kendi gerçekliğinden uzaklaşabilir. Bu da hem bireysel hem sosyal yaşamda tükenmişlik yaratır.
Ne Yapabilirim?
Kendi sınırlarını tanı:
Herkes gibi olmak zorunda değilsin. Kendi hızını, duygularını ve ihtiyaçlarını tanımak ve kabul etmek en sağlıklı olanıdır. Kendi yolunda ilerlemek, başkalarının hayatına göre şekillenmekten daha anlamlıdır.
Gerçek bağlara yönel:
Gerçek ilişkiler iyileştirir. Bir arkadaşla yapılan içten bir sohbet ya da kendinle geçirilen sakin bir saat; sosyal medyada beğeni almakla kıyaslanamaz.
Sosyal medyayı bilinçli kullan:
Ara vermek, takip ettiğin hesapları gözden geçirmek, gün içinde ekran süreni sınırlamak duygusal yükü azaltabilir. Her şeyi bilmek, her anı yakalamak zorunda değilsin.
Duygusal desteğe açık ol:
FOMO ve sosyal kıyas seni sıkıştırıyorsa, bir uzmanla görüşmek yaşam kaliteni artırır. Bu destek bir güçsüzlük değil; tam aksine, kendine sahip çıkma kararıdır.
Sosyal medya parıltılı anları sunar. Ama asıl hayat, görünmeyen anlarda yaşanır.
Senin de kıymetin, algoritmalarda değil; hislerinde, seçimlerinde ve kendi gerçeğindedir.
Görünmeyen hislerinle ilgilenmek, onları onarmak ve içten bir bağ kurmak hepimizin hakkı. Sosyal medya bir vitrin olabilir ama senin gerçekliğin, ekranlardan çok daha derin ve değerlidir.
İsmer Aile Danışma Merkezi olarak;
- sosyal kıyaslamalara karşı daha sağlıklı bir bakış açısı geliştirmek,
- farkındalığı artırmak,
- dijital dünyayla dengeli bir ilişki kurmak
- bireysel değerlere odaklanmak,
FOMO’ nun yıpratıcı etkilerini azaltma gibi önemli adımlarda yanınızdayız.

