Çocuğun Okula Uyum Süreci

Yaz tatili sona eriyor, yeni eğitim-öğretim yılı yaklaşıyor. Özellikle de “mini mini birler” için hayatın en önemli dönüm noktalarından biri başlıyor: okul ile ilk kez tanışma.
2025-2026 eğitim-öğretim yılında ilkokul 1. sınıfa başlayacak öğrenciler için 1-5 Eylül tarihleri arasında uyum eğitimleri gerçekleştirilecek.

Okula başlamak yalnızca çocuk için değil, aile için de yepyeni bir deneyimdir. Çocuk, ilk sosyal ilişkilerini ailede kurar; okul öncesinde akran ilişkileriyle dış dünyaya açılır; ilkokulda ise ilk kez “okul” denen kurumla karşılaşır. Aileler de aslında çocuklarıyla birlikte ikinci kez okula başlamış olurlar.

Çocuk İçin Ne İfade Eder?

Okula başlamak heyecan verici olduğu kadar kaygı uyandıran bir süreçtir. Yeni, bilinmez bir ortama adım atmak çocuğun aklında çeşitli sorular doğurabilir:

  • Annemden babamdan ayrılmak istemiyorum.
  • Okulda yalnız kalırsam ne olacak?
  • Ailem beni almayı unutursa?
  • Tuvaletim gelirse ne yaparım?
  • Evdeki oyuncaklarım bensiz ne yapıyor?

Bu kaygılar çok doğaldır. Her çocuk farklı yoğunlukta ve sürede uyum güçlüğü yaşayabilir. Bu nedenle akademik başarıdan önce çocuğun uyumu üzerinde durmak gerekir. Uyum sağlanamadığında, süreç uzadığında hem akademik başarı düşebilir hem de içe kapanma, kaygı bozukluğu gibi psikolojik sorunlar görülebilir.

Uyum Süreci Neden Zor?

Çocuk, yeni bir sosyal çevreye, farklı kurallara, yeni insanlara ve beklentilere uyum sağlamaya çalışır. Bu da kolay bir yolculuk değildir. Yaklaşık ilk bir ay bu sürecin en kritik dönemidir. Ailenin, öğretmenin ve akran ilişkilerinin bu süreçte oynadığı rol çok büyüktür. Ayrıca çocuğun fiziksel ve bilişsel hazır bulunuşluk düzeyi de önemli bir faktördür.

Ailelerin Dikkat Etmesi Gereken Noktalar

  • Kurallar: Çocuğun ailede kuralları öğrenmiş olması, okul uyumunu kolaylaştırır.
  • Zamanlama: Okula başlarken aynı anda başka büyük değişiklikler (ör. tuvalet eğitimi, taşınma, kardeş doğumu) eklenmemelidir.
  • Olumlu dil: “Yaramazlık yaptığın için okula gidiyorsun” gibi ifadelerden kaçının. Okul, arkadaş edinilen ve öğrenilen güzel bir yerdir.
  • Olumsuz anılar: Çocuğun yanında “öğretmen kızar, okul sıkıcıdır” gibi olumsuz şemalar oluşturmayın.
  • Sürekli gündemde tutmamak: Okul konusunu her gün tekrar tekrar gündeme getirmeyin. Bu kaygıyı artırır.
  • Okula devam: Bahanelerle “bugün göndermeyeyim” tavrı, okulun isteğe bağlı bir yer olduğu algısı yaratır. Kararlı olun.
  • Ödül dengesi: “Okula gidersen sana şunu alırım” gibi şartlı ödüllerden kaçının. Küçük bir aferin bile güçlü bir pekiştireçtir.

Peki Neler Yapılabilir?

  • Çocuğu duygusal olarak hazırlayın, okul hakkında olumlu bilgiler verin.
  • Kendi güzel okul anılarınızdan bahsedin.
  • Okul alışverişini birlikte yapın.
  • Okul üzerine yazılmış resimli kitaplar okuyun.
  • İlk gün kaygınızı çocuğunuza yansıtmamaya özen gösterin. Güven verici bir tavır sergileyin.
  • Evden ayrılışı eğlenceli hale getirin. Ayrılması daha kolay olan ebeveynin götürmesi süreci hafifletebilir.
  • Düzenli olarak okula devam etmesini sağlayın.
  • Uyku, yemek ve ders çalışma saatlerini birlikte planlayın.
  • Öncelikle siz okula güven duyun ki çocuğunuz da güvenebilsin.

Unutulmaması Gereken

Her çocuk başlangıçta zorlanabilir. Bu gayet doğaldır. Ancak uyum süreci bir ayı aşar, okul reddi ya da yoğun kaygı devam ederse bir uzmandan destek almak gerekir. Çünkü bu durum, zamanla okul fobisine dönüşebilir.

İsmer Aile Danışma Merkezi olarak, çocukların bu süreci güvenle atlatmaları için her zaman yanınızdayız.