• bilgi@izmirpsikolog.com
  • 0232 463 3332
  • 0505 385 7085

Öfke Kontrolsüzlüğü

                Toplumsal yaşamımızı etkileyen, hayatımızın her alanında karşımıza çıkan bir kavram ÖFKE kontrolsüzlüğü. Hoşnut olunmayan durumlara karşı verilen temel duygulardan biri öfkedir. Günlük yaşantımızda sanıldığından daha fazla etkindir. Aslında öfke sağlıklı bir duygudur onu sağlıksız yapan belli bir seviyenin üzerine çıkması ve ifade ediliş tarzı.

Öfkenin şiddeti ve süresi kişiden kişiye değişebilmektedir. Bazen aynı olay bir kişiyi aşırı derece de öfkelendirirken diğer insanların bu kadar öfkelenmesine neden olmayabilir. Öfke duygusu diğer duygular gibi kontrol edilebilindiğinde insanın kendine ve çevresine zarar vermesini engelleyebilir. Öfke kontrol edilebilir olduğu sürece zararlı bir duygu değildir. Aksine evrimsel olarak hem kişisel hem toplumsal sağ kalımımız ve nesillerin devamı için gerekli bir duygudur.

                Öfkeyle ilgili yaşanan problemler öfkeliyken sergilediğimiz davranışlarla ilişkilidir. Öfke hafif bir gerilimden yıkıcı bir patlamaya giden geniş bir aralıkta yer alabilmektedir. Öfkeyi kontrol etmenin amacı, insanın bu duygusunun saldırgan davranışlara dönüştürmeden, kendisine ve çevresine zarar vermeden, doğru olarak ifade etme becerisini kazanabilmesidir.

Öfke ne değildir?

  • Öfke bir problem çözme aracı değildir
  • Öfke bir haklı olma yolu değildir
  • Öfke bir öç alma veya intikam yolu değildir
  • Öfke başkalarını kontrol etme yolu değildir
  • Öfke başkalarını suçlama biçimi değildir
  • Öfke şiddet göstermeye veya suç işlemek için bir neden değildir

Neden Öfkeleniriz?

Öfke ikincil dediğimiz duygulardan; yani öfke duygusunun altında yatan temelde başka duygular vardır; yeterince anlaşılmamak, eleştirilmek, suçlanmak, incinmişlik, kızgınlık, yeterince dinlenilmemek, zorlanmak, baskı hissetmek, korku, kaygı,çarezlik, hayal kırıklığı değersiz hissetmek, engellenmişlik hissi, alaya alınmak, yeterince ilgi görmemek gibi pek çok duygu öfkenin altında barınır. İstediğine ulaşamama, beklentilerinin karşılanmaması, yetersizlik duygusu, yalnızlık, itilmişlik, bir takım haksızlıklara veya saygısızlıklara maruz kalma, doğru anlaşılamadığını hissetme gibi durumlar öfkeyi ortaya çıkaran diğer durumlardır. Öfke buzdağının görünen kısmıdır, buzdağının görünmeyen tarafı ise öfke duygumuzu tetikleyen temeldeki başka duygulardır.

Stres, güçsüz hissettiğimiz, strese girdiğimiz, ruhsal olarak zorlandığımız durumlar da öfke duygusuna neden olabilir. Yine bazı ruhsal hastalıklar da öfkenin sebebi olabilir.

Öfkemiz de diğer duygularımız gibi düşüncelerimiz neticesinde oluşur. Duygularımızı ortaya çıkaran şey olaylar değil olayları yorumlayış biçimimizdir. Genellikle insanlar trafik kurallarına uymayan insanlara, toplum kurallarını çiğneyen insanlara karşı ya da hakarete uğradıklarını düşündüklerinde öfkelendiklerini söylerler. Kimi zaman aynı olaylar karşısında insanların tepkileri farklı olabilmektedir. Trafik kurallarına uymayan birini gördüğümüzde bazen bu olay bizi sinirlendirebilir. Bazı kişiler bu durumda aşırı öfke sonrası fiziksel şiddet uygulamak istemekte bazı kişiler ise sözlü münakaşa yaşamakta bazen de öfkesini kontrol altında tutabilmektedir.

Öfke duygularıyla başa çıkmak için bilinçli ya da bilinçsiz bazı yollar kullanırız. Bunlar kısaca; İfade etme, bastırma ve sakinleştirmedir

Öfkeyi saldırganlıkla değil de sözel olarak ifade etmek, bunlar içinde en sağlıklı yoldur. Bunu yapabilmek için, istediklerimizin ne olduğunun farkına varmalı, bunları açık ve karşımızdakini incitmeyecek bir şekilde aktarmalıyız.

İkinci yol, öfkeyi bastırmaktır. Kızgınlığınızı içinizde tutup, onu düşünmemeye çalışıyor ve dikkatinizi daha olumlu birşeylere yönlendiriyorsanız, bu yolu kullanıyorsunuz demektir. Bu bazan işe yarasa da sürekli olarak bu yolu kullanmak, çok sağlıklı olmayabilir. Peki bastırılmış öfkenin zararları nelerdir?

Öfke duygusu bastırılabilir, dönüştürülebilir. Bu öfke duygusunu hissetmek yerine bastırarak daha pozitif şeylere odaklanmayla gerçekleşir ve sonuç olarak daha yıkıcı durumlarla karşı karşıya kalınır. Öfke insani bir duygudur, herkes yaşar. Uygun biçimde ifade edilmesi bazı bedensel semptomlardan ve ruhsal hastalıklardan korunmamız için önemlidir.

Uygun şekilde ifade edilmeyen öfke, baş ağrısı, hipertansiyon, sindirim sistemi yakınmaları, yaygın ağrılar, deri döküntüleri gibi bedensel semptomlara neden olabilir (dönüşebilir). Bu bedensel yakınmalar ile beraber, kaygı bozuklukları, depresyon, eleştirici tavırlar, pasif agresif davranışlar gibi pek çok farklı ruhsal belirtiler bulunabilir.

Eğer kızgınlık doğru bir biçimde ifade edilemezse, bir süre sonra bu duygu kişinin kendisine döner ve yüksek tansiyon, psikosomatik rahatsızlıklar (ülserler, allerjiler vb.) ya da depresyon gibi sorunlara yol açabilir.

Öfke yaşadığınızda kendinizi sakinleştirmeye çalışmak, üçüncü seçeneğinizdir. Nefes alıp verişlerinizi, kalp atış hızınızı kontrol ederek, kendinizi fizyolojik olarak sakinleştirip, içinizdeki öfke duygusunu hafifletebilirsinz.

Güçlü duygular genellikle bedende fiziksel değişikliklere neden olur. Öfke durumunda ortaya çıkan tepkiler:

Kan basıncı artması ve kalp atışları hızlanır,

Nefes alıp vermede düzensizlik,

Aşırı stres ve gerginlik,

Tartışma sırasında kişiye veya herhangi nesneye yönelik şiddet uygulanması

Karıncalanma

Kalp çarpıntısı

Göğüste sıkışma

Tansiyon yükselmesi

Baş ağrısı

sinüs boşluklarında basınç

Tükenmişlik

 

Sebep Olduğu Hastalıklar

Kalp Hastalıkları: Birikmiş öfke kalp hızını arttırır, aynı zamanda kalp damarlarında daralma ve kriz etkenidir.

Hipertansiyon: Öfke damar elastikiyetini bozar, kalıcı hipertansiyon oluşur.

Ruhsal Bozukluklar: Birikmiş öfke, depresyon gibi ruhsal bozukluklarla da gösterebilir. Hem öfke depresyona, hem de depresyon öfkeye yol açar.

Şeker hastalığı: Biriken öfke metabolizmayı bozar ve şekeri yükseltir.

Genleri uyandırır: Hepimizde bazı hastalıkların geni mevcut olabilir. Hastalanmadan yaşamımızı sürdürebilmek için genlerimizi aktifleştirmemeliyiz. Ama öfkeyi kontrol edememe gibi bir problemimiz varsa bu genlerin uyanma riski artar. O zaman genetik haritamızda var olan birçok hastalık tetiklenir. Son yıllarda kanserlerin artmasının altında yatan en önemli etken birikmiş öfke ve strestir.

 

                ÖFKENİN SONUÇLARI

Aşırı öfkelenen kişilerde ya tepkisini aşırı dışa vurma bazen de içinde tutma kendine yönlendirme olabilmektedir. Her iki durumda da öfkeyle yaşayan bireyde bir takım belirtiler ortaya çıkmaktadır.  Aşırı öfkenin sonuçları olarak kişide baş ağrısı, sırt, omuz ağrıları, bulantı, kusma, nefes alma ile ilgili sorunlar, cinsel sorunlar, konsantrasyon sorunları, dikkatini toplayamama, devamlı huzursuz hissetme, uykusuzluk, sigara-alkol-madde bağımlılığı, aşırı yemek yeme gibi sorunlar ortaya çıkabilmektedir. Öfke kontrol sorunu olan kişilerin devamlı stres altında yaşadıkları ve bu stresinde başta beyin olmak üzere tüm organlarımızı olumsuz etkilediği unutulmamalıdır.

Öfkeyi kontrol etmenin amacı, insanın bu duygusunu saldırgan davranışlara dönüştürmeden, kendisine ve çevresine zarar vermeden doğru olarak ifade etme becerisini kazanabilmesidir. Peki, bu kontrolü sağlamak kolay mıdır? Öfkenin kaynağı olan duyguları paylaşabildiğiniz, anlayabildiğiniz ve doyurabildiğinizde aktarımı da daha olumlu olacaktır.

Öfkemizi Kontrol Etmenin Yolları

Amacınız öfkeyi tamamen yok etmek değil, öfkenin aktarımında çevrenize zarar vermesini önlemektir. Öfke, doğal ve geçici bir duygudur, her insan yaşar. Önemli olan sinirinizin ve öfkenizin saldırgan davranışlara ve kine dönüşmemesidir.

ÖFKENİZİ KONTROL ETMENİN YOLLARI

  • Öfkenizin kaynağını bulun; Öfkenizin altında yatan sebepleri bulun, beni bu olayda öfkelendiren ne, altında ne gibi hisler var? Öfkelenmeme sebep olan temeldeki düşüncem ne?

Farkındalık kazanın; öfkenin sağlıklı bir şekilde ifade edilebilmesi için öncelikle farkındalık gerekir. Duygularını tanıyan, ne istediğini bilen ve düşüncelerini tespit eden insan, hislerini de doğru bir şekilde ifade eder.

  • Düşüncelere odaklanın; öfkeli olan insan, olayları istemeden abartılı ve çarpıtılmış olarak

algılar. Öfkenin hangi düşünceyle arttığını ve azaldığını gözden geçirin.

Olumsuzluk ifade eden ve öfke uyandıran "Asla" ya da "Her zaman" gibi sözcükleri zihninizde yakalamaya çalışın. Bu sözcüklerle başlayan cümleler kurmak, öfkelendiğinizde haklı olduğunuzu düşünmenize yol açar. Durumla ilgili yargıyı koyduğunuz için de problemin çözümüne katkıda bulunmaz.

  • Öfkenizi nasıl yansıttığınızı bulun; Öfke ifade ediş tarzını tespit edin ve öfkenizi daha sağlıklı ifade etmeye çalışın

•Yavaşlayın ; öfkelenen insanlar düşünmeden yargılar veya yargılama eğilimindedir. Öfkeli olduğunuzda önce yavaşlayın, gösterdiğiniz tepkileri gözden geçirin, aklınızdan geçen ilk şeyi söylemeyin, asıl söylemek istediğiniz şeyi düşünün, karşınızdaki kişinin söylemeye çalıştıklarını dinlemeye ve anlamaya çalışın, hemen cevap vermeyin.

  • Yeni bir iletişim dili benimseyin: Sağlıklı iletişim dili benimseyin sen ve ben dili farkını öğrenin

Biraz uzaklaşın; öfkenizin altında yatan gerçek düşünceyi bulmaya çalışın. O ortamdan bir süre uzaklaşıp, sakinleşmeye çalışın. Kendinizin ve karşınızdakinin öfkesinin kontrolden çıkmasına izin vermeyin.

Nefes ve gevşeme egzersizlerini deneyin: Derin nefes alıp verme egzersizleri yapıp, sakinleştirici durumlar hayal etmeye çalışın. Bu sıra da kendinize "Sakin ol!" ya da "Gevşe!" diyerek telkinlerde bulunun. Unutulmamalıdır ki, öfke duygusunu yok edemeyiz, mutlaka öfkelenmenize sebep olacak olaylar yaşanacaktır. Olaylara bakış açınızı değiştirmek sizin elinizdedir. Bakış açınızın değişmesi, olayların sizde yarattığı öfke duygusunu taşınabilir boyuta indirgemenize ve doğru biçimde ifade etmenize yardımcı olacaktır.

  • Bir uzmandan destek alın: Eğer günlük hayatta çok sık öfkeli, kızgın, sinirli hissediyorsanız bu duygu size yoğun bir şekilde hakim olmuşsa olaylar karşısında öfke tepkiniz yoğun ve öfkeyi ifade ediliş hem size veya çevrenize zarar verici tarzdaysa, kontrolden çıkan öfke varsa İsmer Aile Danışma Merkezi olarak bir uzmandan destek almanızı öneririz.

 

 

 

escort bayan istanbul escort