• bilgi@izmirpsikolog.com
  • 0232 463 3332
  • 0505 385 7085

MUTLU KADIN, MUTLU TOPLUM…

“Kadın” en temelde cinsiyet farklılığını ortaya koymak için kullanılan bir terimdir. Ancak kadın algısı bu tanımın üzerine geçmiş ve zamanla faklı anlamlar kazanmıştır. Kadın olmak nedir diye sorduğumuzda herkesten farklı bir cevap alırız. Kimine göre kadın; doğum yapmış biridir, kimine göre erişkin olmuş bir kız çozuk, kimine göre evlenmiş bir kız. Bu da bize gösterir ki kültürler “kadın” a bazı anlamlar atfeder. Bu atıflar bir süre sonra kadına bazı görev ve sorumluluklar yükler. Örneğin; bir çok toplumda kadının yemek yapması, temizlik yapması, çamaşır yıkaması, bulaşık yıkaması, ütü yapması, evin düzenini sağlaması, eşi ile ilgilenmesi, çocuklarla ilgilenmesi başlıca görevleri olarak görülebilmektedir. Bunlar geleneksel yargılardır.

Kadın algısının geleneksel yargılarla baskılanmaması, bazı kültürlerde olduğu gibi annelik rolüyle sınırlanmaması, kadının artısıyla eksisiyle bir birey olması, ne yaptığını, ne istediğini bilen üreten, sosyal bir varlık olması noktasında modernleşmenin de etkisiyle günümüzde kadın, farklı rollerle karşımıza çıkmaktadır. Bunların en başında da eş rolü, anne rolü, çalışan kadın rolü gelmektedir. Bu roller tek bir kişide birleşse bile birbirinden ayrı rollerdir. Roller çatıştıklarında ya da birbirleriyle iç içe girdiklerinde kadınların hayatlarında sorunlara neden olabilir. Mesela üçü arasında denge kuramayan ve iş hayatında başarılı olmak isteyen bir kadın eşine ve çocuğuna zaman ayıramadığını düşünüp kendini yetersiz hissedebilir ve suçluluk duygusu yaşayabilir. Bu suçluluk duygusundan kurtulmak için de kendi ihtiyaç ve gereksinimlerinden vazgeçer, iş dışındaki tüm zamanını eşine ve çocuğuna harcayan, kendine zaman ayırmayan biri haline bürünür. Sonuç olarak kocasını, çocuğunu, iş yerindeki kişileri memnun etmeye çalışan mutsuz bir bireye dönüşmesi kaçınılmazdır.

Roller arasındaki dengeyi bulmak ve bunu yönetebilmek herzaman kolay değildir. Bu konuda aşağıdaki öneriler size yardımcı olabilir;
• Kadının sahip olduğu tüm kadın rolleri arasındaki dengeyi bulabilmesi için önce kendini tanıması gerekir. Kimdir, ne yapıyordur, nelerden zevk alır, onu ne mutlu eder, nelere sinirlenir, nelere tahammül edemez, hedefleri neler… size ait her bilgi kendinizi tanımanızı sağlar,
• Alışveriş, yemek, temizlik, çamaşır, bulaşık, çocukların bakımı, beslenmesi, okul ve ders takipleri gibi konularda eşleri ile işbirliği yapabilirler. Bu hem fazla yük yüklenmemelerine hem de ailede paylaşımın artmasına fayda sağlayabilir,
• Kendilerine ait streslerini boşaltabilecekleri zamanlar yaratmaları olumsuz enerji ve düşüncelerden de kurtulmanızı sağlar. Bu gibi zamanlarda yapmaktan hoşlandığınız; dans, puzzle, boyama kursuna gitmek, örgü örmek gibi bir aktivite yapabilirsiniz,
• Arkadaşlarınız ile zaman geçirmeniz lüks değil bir ihtiyaçtır, nefes almanızı sağlayacaktır. Beraber vakit geçirmekten zevk aldığınız arkadaşlarınızla kahve molaları ayarlayabilirsiniz,
• Çalışan anneler genelde çocuklarına zaman ayıramadıları, ihtiyaçlarını karşılayamadıkları düşüncesiyle suçluluk duygusu hissederler. Tüm boş vakitlerini çocuklarına ayırmayı tercih ederler. Oysaki çocuklara faydalı olan onlarla çok zaman geçirmek değil kaliteli zaman geçirmektir ve kaliteli 20 dakika bile onlar için yeterlidir.
• İş ve aile hayatında herkesi memnun etmek için ve belki birazda toplum tarafından böyle öğretildiği için kadınlar çevrelerine “hayır” demeye çekinebiliyorlar. Hayır diyemedikçe de sırtlarına daha fazla yük yüklüyorlar. Ayıp olacağı ya da kaba gözükeceği düşüncesi hayır dememek kişisel sınırları çizememek demektir. Siz sınır çizmediğinizde insanlar sizin haklarınızı ihlal edebilirler. Hayır demekte zorlanıyorsanız, karşınızdaki kişiye alternatif sunabilirsiniz. Bunu bir örnekle açıklayalım; işte çok yoğun bir gün geçirmişsiniz, eve gelmişsiniz yemeği hazırlamış, yemiş, ortalığı toplamışsınız. Tam dinlenmek için oturuyorsunuz, arkadaşınız Aslı arıyor, eşi ve bebeği ile size gelmek istediklerini söylüyor. Hiç misafir ağırlayacak bir haliniz yok ama siz hayır derseniz ayıp olacağını düşünüyorsunuz. Böyle bir durumda alternatif sunmayı deneyebilirsiniz. Aslı görüşmek bende çok istiyorum ama bugün yoğun bir geçirdim. İsterseniz bu buluşmayı cumaya planlayalım, hatta o gün beraber yemek yiyebiliriz… derseniz sizce Aslı sizin kaba biri olduğunuzu mu düşünür? ya da ayıp ettiğinizi…
Eşinize, çocuklarınıza, iş arkadaşlarınıza, ailenize sınır koymak , haklarınızı korumanızı, kendinizi daha iyi ifade etmenizi sağlar ve sağlıklı bir durumdur.
• Dengeyi sağlamak için yapabileceğiniz bir diğer şey de eşinizle çocuklar olmadan baş başa vakit geçirmek olmalıdır. Genelde çiftlerin anne baba olduktan sonra karı koca rollerini ikinci plana attıkları görülmektedir. Çok fazla anne baba olmak ve çok az karı koca olmak bir süre sonra yanlız hissettirebilir. Bu da beraberinde evlilik uyumu ile ilgili sorun oluşturabilir. Bu sebeple fırsat buldukça eşinizle küçük kaçamaklar yapmanız faydalı olur,
• Psikolojik, sözlü ya da fiziksel şiddet, baskı ve engellenme durumunda sahip olduğunuz yasal haklarınızla ilgili bilgili olun. Şirketinize karşı, patronunuza karşı, eşinize karşı tüm yasal haklarınızı öğrenin.

Unutmamak gereken bir gerçek varki, bir kadın değişirse bir toplum değişir. Çünkü mutlu kadın mutlu aile, mutlu aile ise mutlu toplum demektir.
Kadınlara hak ettikleri değerin her gün verilmesi dileğiyle…

escort bayan istanbul escort