Bipolar Bozuklukta Hasta Yakını Olmak

Bipolar Bozukluk Nedir

Bipolar Bozukluk, kişinin duygudurumunda depresyon ve aşırı coşku (mani) şeklinde iki zıt kutbun yaşandığı bozulmalarla seyreden bir hastalıktır. Bipolar bozukluk kişinin beynini ve dolayısıyla da ruh halini etkileyen, şeker veya kalp hastalığı gibi tıbbi bir hastalıktır. Sebebi kesin olarak bilinmemektedir ancak araştırmalar, beyinde duygudurumun normal düzeyde kalmasını etkileyen bazı anormallikler olduğunu göstermiştir. Bipolar bozukluk ailelerde nesiller boyu görülme eğilimindedir ve bipolar bozukluğun birçok doktorlarca katılım yoluyla geçtiği düşünülmektedir.

Öncelikli olarak belirtmek gerekir ki, Bipolar Bozukluk şizofreni değildir. Bipolar Bozukluk bireylerin ruh halini etkilendiği, duygudurumunun inişler, çıkışlar şeklinde dalgalandığı bir hastalıktır. Duygudurmundaki inişler depresyonu tarif etmektedir. Depresif atakların olduğu ve en az iki hafta süren süreci kapsar. Çıkışlar ise mani dediğimin aşırı coşkulu olma halini tarif eder ve bu durumun en az 1 hafta sürmesi beklenir. Çok şiddetli mani dönemlerinde, işi hezeyanlar (sanrı: ikna yoluyla değiştirilemeyen ve sadece kültürle izah edilemeyen yanlış inançlar) veya halüsinasyonlar (varsanı: sesler duyma veya görüntüler görme) gibi durumlar yaşanabilir. Bipolar Bozukluğun diğer isimleri; İki uçlu Mizaç Bozukluğu, İki uçlu Duygudurum Bozukluğu, Manik Depresif Bozukluktur.

Bipolar Bozukluğu Olan Hasta Yakınları Neler Yaşar

Kronik ruhsal hastalıklar bireylerde sıklıkla yeti kaybı, sosyal ve ekonomik kayıplara neden olur. Bipolar Bozukluk da bu kayıpların en üst sınırlarda görüldüğü bir kronik ruhsal bozukluktur. Bu kayıplar sebebiyle Bipolar Bozukluk tanısı almış kişiler aile içinde ve toplumda, görev ve sorumluluklarını yerine getiremezler, buna bağlı bir takım zorluklar yaşarlar ve sürekli olarak aile bakımı ve desteği almak zorunda kalırlar. Bipolar hastalarının çoğu aileleri ile birlikte yaşamaktadırlar ve aileler çoğu zaman bakım verme rolünü destek almadan gerçekleştirmeye çalışmaktadırlar. Bakımı veren kişi ve diğer aile üyeleri hastanın durumuyla ilgili çeşitli zorluklarla karşılaşmaktadırlar ve stres, anksiyete, depresyon, utanç, suçluluk, korku, çaresizlik, zorlanma, endişe ve umutsuzluk gibi duygular yaşamaktadırlar. Bunun sebebi taşıdıkları yüklerdir. Yük; gelir kaybı, sosyal etkinliklerin kısıtlanması, ev ortamındaki gerginlik, hastanın rahatsız edici davranışları, artan zaman ve para tüketimi şeklinde ifade edilebilir. Eleştirici, baskıcı, aşırı koruyucu ve aşırı boyun eğici tutum, duygusal yönden aşırı müdahale bu yükü arttırır. Hasta yakınları için zor olan bir diğer durum ise damgalanmadır. Çevrenin olumsuz inanç ve tutumu nedeniyle hasta ve yakınlarını toplumdan izole olmakta, tanıyı etraftan gizleme eğilimi göstermekte ve tedavi için istekte bulunmamaktadır.

Hastalığın karakterinde olan iki zıt kutbun inişler çıkışlar şeklinde yaşanması hasta kadar çevresini de olumsuz etkiler. Özellikle beraber yaşadığı ya da bakım veren kişi bir manik atak sırasında hastanın saçma ve çirkin istekleri, öfke patlamaları, sorumsuz kararlarıyla başa çıkmak zorunda kalabilir. Hatta bu atak geçtiğinde bile o dönemin sonuçları ile baş etmek zorunda kalabilirler.

BU ZORLUKLARLA NASIL BAŞ EDEBİLİRSİNİZ

• Hastanın tedaviye ve içinde bulunduğu duruma uyumu çok önemlidir. Ailenin gönüllü veya zorunlu olarak hastanın bakım sorumluluğunu yürütmesinden dolayı ailenin tedaviye etkin bir biçimde katılması gerekir. Bu hastanın uyumunu kolaylaştırır. Hastalığın doğası, seyri, semptomlar, tedavisi ve sonuçları hakkında bilgi sahibi olmak ilk hedefiniz olmalı.
• Hataları hoş karşılamak, hastanızın suçluluk duygusunu azaltır. Yapmakta olduğu işi yavaş ya da yanlış yapıyorsa hemen elinden almayın. Her şeyi üstlenmek hem sizin yükünüzü hem de hastanın suçluluk ve başarısızlık duygusunu arttırır. Yakınlık-mesafe ve aşırı ilgi-ihmal arasında dengeyi bulmak gerekir. Bazı sınırlar içinde bağımsızlıklar verebilirsiniz. Sizin için çok önemli durumlarda ( temizlik vb.) yardım edin ve tehlikeli olan işlerde devreye girin.
• Bipolar Bozukluğu olan kişileri bir uzmana yönlendirmek çoğunlukla zordur. Damgalanmaktan korktukları için, Bipolar Bozukluk olasılığını kabul etmek zor olduğundan, manik dönemde kendini iyi hissettiği ve bir problem olduğunu fark edememesinden, depresyon döneminde de yardım ve tedavi için enerjisi ve motivasyonu olmayışından uzmana gitmeye yanaşmazlar. Böyle bir durumda Bipolar Bozukluk nedeniyle değil, belirli bir neden için uzmandan yardım almayı önerebilirsiniz. (Uyku problemi, yorgunluk, sinirlilik gibi).
• Bipolar Bozukluğu olan kişiler genelde yardım istemek konusunda isteksizdir. Bu nedenle anlayışlı olun, onları bu konuda cesaretlendirin.
• Sabırlı olun. Hızlı bir iyileşme ya da kalıcı bir tedavi beklemeyin. Bipolar Bozukluğu yönetme yaşam boyu devam eden bir süreçtir.
• Eğer sinirli ya da suçlu hissediyorsanız, bunun kimsenin hatası olmadığını hatırlayın.
• Hayal kırıklığı ve kırgınlık çoğunlukla gerçekçi olmayan beklentilerimizden kaynaklanır. Kendi sınırlarınızı bilin; ona yardım edebilirsiniz ancak kişiyi Bipolar Bozukluktan kurtarmak ya da kendisini daha iyi yapmak sizin değil o kişinin elindedir. Onun sınırlarını bilin; kendi ruh halini kontrol edemez. Bu çerçevede gerçekçi beklentiler oluşturun.
• Hastanız her sevindiğinde ya da üzüldüğünde hastalanıyor diye hemen endişelenmeyin. Hastalığı ve günlük değişen ruh hali arasındaki farkı ayırt etmeye çalışın. Herkes gibi kendini gün içinde iyi ya da kötü hissediyor olabilir.
• Açık ve dürüst bir iletişim kurun. Onu doğru bir şekilde dinlemeye çalışın. Kendi duygu ve düşüncelerinizi, endişelerinizi sevgi dolu bir şekilde paylaşın.
• Stresi azaltın. Onun hayatında stresi azaltmanın yollarını arayın. Günlük rutini belirlenmesi ( yemek saati, uyku saati gibi gün içinde yapılması gereken aktivitelerin zamanlarının belirlenmesi) stresi azaltmanın başlıca yollarıdır.
• Hastalıkta yeni bir atak, seyrinde kötüye gidiş gibi durumlarda en kısa sürede uzmana başvurunuz. Bu nedenle hastalığın nüks uyarı işaretlerini izleyin.
Mani Uyarı İşaretleri: – Az Uyku
– Yükselmiş Duygudurum ( Aşırı coşku, sevinç, neşe…)
– Hızlı Konuşma
– Etkinlikte Artış
– Huzursuzluk
– Sinir ve Saldırgan Davranışlar

Depresyon Uyarı İşaretleri: – Yorgunluk, Uykusuzluk
– Daha Fazla Uyku
– İlgi Kaybı, Etkinliklerde Azalma
– İştah Değişimi
– Sorunlara Aşırı Konsantre Olma
– İçe Kapanma

• Kendi yaşamınıza odaklanın; plan ve faaliyetlerinizi devam ettirin, sosyal etkinliklere katılın, gerektiğinde hastanızın bakımıyla ilgili diğer aile üyelerinden yardım isteyin. Unutmayın, ona yardım etmek ve bu süreci başarılı yönetmek için hem duygusal hem de fiziksel olarak kendinize bakmak zorundasınız.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir